Orhan Veli Kanık
1914-1950
1.Yeni (Garipçiler)

Hatırlıyorum Kartı
Tekrarlarda kullanabileceğiniz hatırlıyorum kartları ile eserleri nokta atışı öğrenin.
Hayatı, Edebi Kişiliği ve Özellikleri
Orhan Veli Kanık, 20. yüzyıl Türk şiirinde Garip (Birinci Yeni) akımının kurucusu olarak, şiiri vezin-kafiye cenderesinden kurtarıp gündelik konuşma diliyle buluşturan devrimci bir şairdir. Sokaktaki insanı, vapuru, rakıyı, çöpçüyü, kediyi şiire taşıyarak “şiir her yerde” anlayışını kalıcı kılmıştır. Nükteli, ironik ve yalın söyleyişiyle Türk şiirine taze, özgür bir soluk getirmiştir.
Hayatı
Orhan Veli, 13 Nisan 1914’te İstanbul-Beykoz’da doğdu. Babası Mehmet Veli Kanık Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefiydi; bu ortamda musiki ve edebiyatla erken tanıştı. Galatasaray Lisesi’ni, ardından Ankara Gazi Lisesi’ni bitirdi. Ankara Üniversitesi Felsefe bölümüne başladıysa da tamamlamadan PTT Genel Müdürlüğü’nde memur oldu. Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat ile dostluğu bu yıllarda pekişti. 1945’te memuriyetten ayrılıp İstanbul’a yerleşti; çeviriler, dergi yazıları ve “Yaprak” adlı tek sayfalık sanat gazetesini çıkardı. 10 Kasım 1950’de Ankara’da bir inşaat çukuruna düşerek başından yaralandı; beyin kanaması sonucu 14 Kasım 1950’de 36 yaşında vefat etti.
Edebi Kişiliği ve Özellikleri
Başlıca Edebi Özellikleri
- Garip Akımı ve Serbest Ölçü
Hece ve aruzu terk ederek serbest nazmı savunmuş, “Garip” önsözünde şiirin ölçü-kafiye bağımlılığını eleştirmiştir. - Gündelik Dil – Sıradan Konu
Çöpçü, balıkçı, ayakkabı boyacısı, vapur iskelesi… Şiire ilk kez gündelik hayatın ayrıntıları girmiştir. - İroni ve Mizah
Toplumsal eleştiriyi ince bir alayla birleştirir; “Kitabe-i Seng-i Mezar” gibi şiirlerinde kara mizah öne çıkar. - Sadelik ve İçtenlik
Kısa, yalın dizeler; samimî bir söyleyiş. “Anlatamıyorum” gibi şiirlerde dilin olabilecek en sade hâli. - Çevirmenlik
La Fontaine fablları, Baudelaire ve Whitman’dan çevirileriyle Batı edebiyatını Türkçeye taşıdı.
Başlıca Önemli Eserleri
| Yıl | Eser | Not |
|---|---|---|
| 1941 | Garip (ortak kitap) | Garip akımının bildirgesi; 24 şiiri Orhan Veli’ye aittir. |
| 1945 | Vazgeçemediğim | Sade dil-gündelik tema çizgisinin ilk bireysel kitabı. |
| 1946 | Destan Gibi | Toplumsal gözlem ve lirizmin birleştiği olgun dönem şiirleri. |
| 1947 | Yenisi | Kent yaşamı, aşk, hüzün; serbest nazmın ustalık örnekleri. |
| 1952 | Karşı (ölümünden sonra) | Dağıtılmış notlarından derlenen şiirler. |
| 1953 | La Fontaine Masalları | Nesir ve manzum çeviriler; çocuk edebiyatı klasiği. |
Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- “Yaprak” gazetesini 28 sayı boyunca tek yaprak olarak yayımlayarak bağımsız edebiyat platformu kurdu.
- Ölümünden sonra adına Orhan Veli Kanık Şiir Ödülü ve Orhan Veli Müzesi (Beykoz) açıldı.
- Şiirlerinde müzikle dilin ritmini birleştiren “alafranga-alaturka” tavır sezilir.
- Mezarı Rumelihisarı Aşiyan’da, Yahya Kemal ve Tevfik Fikret’e komşudur.
- 2005’te UNESCO’nun “dünya şiir günleri” programında anılmış, eserleri 30’dan fazla dile çevrilmiştir.
Son Bir Zihinleme
Orhan Veli Kanık, şiiri yüksek duvarlardan indirip kaldırıma, vapur güvertesine, meyhane masasındaki çilingir sofrasına oturttu. “Bir elinde cımbız, bir elinde ayna” sözüyle hayatın ironisini, “Bir de rakı şişesinde balık olsam” mısrasıyla özgürlük arzusunu dile getirdi. Onun şiiri, hâlâ sokaktan gelen sevinçli bir ıslık gibi hafızamızda çınlıyor; Türkçe, onunla birlikte hem ferahladı hem gülümsedi.