Zihinliyorum
Menü
Ara

Arama yapmak için bir şeyler yazın

← Yazarlar'a Dön/Divan Edebiyatı

Nesîmî

1369-1417

Divan Edebiyatı

Nesîmî resmi

Hatırlıyorum Kartı

Tekrarlarda kullanabileceğiniz hatırlıyorum kartları ile eserleri nokta atışı öğrenin.

Hayatı, Edebi Kişiliği ve Özellikleri

İmâdeddîn Nesîmî, 14. yüzyıl sonu 15. yüzyıl başında yaşamış Hurûfî mutasavvıf-şairdir. Tasavvufun “Enel-Hak” eksenli tevhid anlayışını cesur söylemiyle halk diline taşıyan Nesîmî, Azerbaycan sahası Türkçesinin en parlak seslerinden biri kabul edilir. Şiirlerinde insanın Tanrı suretinde yaratıldığına vurgu yapar; aşkı ontolojik bir özdeşlik hâline getirir.


Hayatı

  • 1369: Güney Azerbaycan’da (Şamahı veya Tebriz civarı) doğduğu kabul edilir.
  • Genç yaşta dönemin büyük sufîsi Fazlullah Esterâbâdî (Hurûfîliğin kurucusu) ile tanışarak dervişliğe intisap etti.
  • Azerbaycan, Anadolu ve Şam bölgesinde irşad faaliyetleri yürüttü; Türkçe, Arapça ve Farsça vaazlar verdi.
  • Hurûfî inançlarını yaydığı gerekçesiyle 1417’de Halep’te derisi yüzülerek şehit edildi; “beden fanîdir, suret aldanıştır” fikrini ölümüyle perçinledi.

Edebi Kişiliği ve Özellikleri

  • Hurûfî Tasavvuf : Harfler (hurûf), insan yüzü ve Kur’an ayetleri arasında gizli tevhid sırlarını çözer.
  • “Enel-Hak” Cesareti : Hallâc-ı Mansûr geleneğinde Tanrı-insan birliğini açıkça dile getirir.
  • Yalın ve Yakıcı Dil : Azeri Türkçesinin söyleyiş zenginliğini aruz kalıbıyla buluşturur; halkı etkileyecek sadelikte kullanır.
  • Sembol ve Mazmun : Gül-bülbül, güneş-ay, harf-insan yüzü gibi çift anlamlı imgelerle derinlik oluşturur.
  • Çok Dilli Divan : Türkçe Divanının yanı sıra Arapça Divanı da vardır; Farsça şiirleri de mevcuttur.

Başlıca Önemli Eserleri

  1. Türkçe Divan – Gazel, tuyug ve rubâîlerde Hurûfî öğretiyi lirik dille işler.
  2. Farsça Divan – Dağınık mecmualarda kayıtlı; tasavvufî mazmunları klasik Fars şiir tonuyla yansıtır.

Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Derisi yüzülerek şehit edilmesi, şiirindeki “beden gömleği” metaforunu tarihsel hakikate dönüştürerek efsaneleştirmiştir.
  • Yûnus Emre’den sonra Türk tasavvuf edebiyatında vahdet-i vücûd temasını en gür sesle dile getirmiş şairdir.
  • Şiirleri Fuzûlî, Kul Nesîmî, Pir Sultan Abdal gibi ozanlara ilham vermiş; Alevî-Bektaşî nefeslerine kaynak olmuştur.
  • “Məndə sığar iki cahan, mən bu cahana sığmazam” mısraı, insan-kâinat özdeşliğinin simgesi kabul edilir.
  • 2018’de UNESCO, doğumunun 650. yılı münasebetiyle “Nesîmî Yılı” etkinlikleri düzenlemiştir.

Son Bir Zihinleme

Nesîmî, harflerin sırrını insanın yüzünde okuyan, aşkı Tanrı’nın tecellisi sayan bir ateş-şairdir. Türkçe Divanındaki yakıcı gazeller, içimizdeki ilâhî pırıltıyı hatırlatır; ölümüyle dahi “Can tende durdukça nesîm-i yar isterim” diyen coşkun inancını âleme duyurur. Ölümünün üzerinden altı yüzyıl geçse de sesi, harflerin ötesine ulaşan bir aşk çağrısı olarak hâlâ titreşir.